AfD’nin Sachsen-Anhalt Zaferi: Almanya’daki Türkler Endişelenmeli mi?

BİLGİ MERKEZİ

AfD’nin Sachsen-Anhalt Zaferi: Almanya’daki Türkler Endişelenmeli mi?

AfD Sachsen-Anhalt’ta birinci parti oldu. Peki bu, Almanya’ya çalışmaya gelmek isteyenler için ne anlama geliyor? Bir eyalet seçimi, federal göç ve çalışma mevzuatını bir gecede değiştirir mi? Sakin bir değerlendirme.

Son birkaç gündür özellikle Almanya’da yaşayan veya Almanya’ya gelmeyi planlayan Türk vatandaşlarından aynı soruyu duyuyorum: “AfD %44 aldı, şimdi ne olacak?” Açıkçası AfD’nin Sachsen-Anhalt’ta %43,8 oy alması küçümsenecek bir sonuç değil. Almanya siyaseti açısından oldukça önemli bir sonuç ve bunun yaratacağı siyasi etkileri önümüzdeki dönemde daha fazla konuşacağız. Fakat seçim sonucuna sadece “AfD %44 aldı” şeklinde bakınca ortaya çıkan tablo biraz eksik kalıyor. Çünkü diğer partilerin toplam oyuna baktığımızda yaklaşık %56’lık bir kesim AfD’ye oy vermemiş durumda. Üstelik CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti AfD ile koalisyona yanaşmayacaklarını açıkça söylüyor. BSW’nin pozisyonu ise biraz daha farklı. Dolayısıyla AfD’nin birinci parti olması, “artık Sachsen-Anhalt’ı AfD tek başına yönetecek” anlamına gelmiyor. AfD’nin Landtag’da mutlak çoğunluğa ulaşabilmesi için 42 sandalyeye ihtiyacı var, seçim sonucunda ise 39 sandalye aldı. Bundan sonraki asıl mesele hükümetin nasıl kurulacağı olacak.

Bütün bunları özellikle söylüyorum çünkü seçimden sonra sosyal medyada çok hızlı şekilde “Almanya artık Türklere kapandı”, “çalışma vizeleri zorlaşacak”, “artık Almanya’ya kimse alınmayacak” gibi yorumlar görmeye başladık. Bana göre burada biraz sakin olmak gerekiyor. Bir eyalet seçiminde alınan sonuçla Almanya’nın federal göç ve çalışma mevzuatı bir gecede değişmiyor. Oturum, çalışma ve vatandaşlık gibi konuların önemli bir bölümü federal düzeyde düzenleniyor. Yani bugün Türkiye’den Almanya’ya çalışmak için gelmek isteyen bir kişinin önündeki hukuki yollar, Sachsen-Anhalt’ta AfD’nin birinci parti olması nedeniyle ortadan kalkmış değil. Fırsat Kartı, çalışma amaçlı oturumlar veya nitelikli çalışanların Almanya’ya gelmesine yönelik mevcut sistem bugün hâlâ yürürlükte. Elbette siyasi atmosferi de önemsiz görmemek lazım. Eyaletlerin özellikle kamu yönetimi, eğitim, polis ve bazı uygulamalarda önemli yetkileri bulunuyor. Dolayısıyla siyasi dengelerin değişmesinin ileride bazı etkileri olabilir. Ama bugünkü seçim sonucunu, bugün sahip olduğumuz hukuki hakların bir gecede ortadan kalkması şeklinde yorumlamak doğru değil.

Peki AfD neden bu kadar yüksek oy aldı?

Bence asıl konuşulması gereken noktalardan biri burası. Çünkü AfD’nin %43,8 almasını sadece “Sachsen-Anhalt’ta insanlar göçmenlere karşı” şeklinde açıklamak bana fazla kolaycı geliyor. Göç ve yabancılar konusu elbette AfD’nin en önemli siyasi başlıklarından biri ve bunda şüphe yok. Fakat seçim haritasına biraz daha yakından baktığınızda başka bir tablo görüyorsunuz. AfD’nin en güçlü olduğu yerler ağırlıklı olarak kırsal bölgeler ve daha küçük yerleşimler. Bazı seçim bölgelerinde oy oranı %50’nin üzerine çıkarken Magdeburg ve Halle gibi eyaletin iki büyük şehrinde oran eyalet ortalamasının oldukça altında kalıyor. Yani ortada sadece göçmen nüfusu üzerinden açıklanabilecek basit bir denklem yok. Doğu Almanya’nın birleşmeden sonra yaşadığı ekonomik ve demografik dönüşüm, nüfus kaybı, gençlerin başka bölgelere gitmesi, kırsal bölgelerin giderek yaşlanması ve insanların kendilerini siyasi merkezlerden uzak hissetmesi gibi birçok faktörü birlikte düşünmek gerekiyor.

Bu açıdan bakıldığında AfD’ye verilen oyun bir bölümünü, insanların mevcut siyasi düzene karşı duyduğu tepki olarak okumak da mümkün. “Bizi kimse dinlemiyor” düşüncesi Almanya’nın doğusundaki bazı bölgelerde uzun zamandır siyasetin önemli konularından biri. Ekonomik gelecek konusunda yaşanan kaygılar, büyük şehirlerle kırsal bölgeler arasındaki fark ve Berlin veya Batı Almanya ile Doğu Almanya arasındaki tarihsel ekonomik farklar da bu tabloya ekleniyor. Bunların hiçbirisi göç konusunun önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Sadece AfD’nin başarısını tek bir nedene bağlamanın doğru olmadığını gösteriyor.

Magdeburg ve Halle’ye biraz daha yakından bakınca

Kentsel merkezler ile kırsal bölgeler arasındaki fark, oy dağılımını anlamada belirleyici.
Kentsel merkezler ile kırsal bölgeler arasındaki fark, oy dağılımını anlamada belirleyici.

Burada Magdeburg ve Halle özellikle ilginç. Çünkü bu iki şehir, Sachsen-Anhalt’ın diğer bölgelerinden birçok açıdan farklı. Magdeburg eyaletin başkenti ve aynı zamanda önemli bir üniversite, sanayi ve lojistik merkezi. Berlin’e yaklaşık 150 kilometre mesafede bulunuyor ve A2 ile A14 otoyollarının yanı sıra demiryolu ve su yolu bağlantıları sayesinde önemli bir ulaşım noktası konumunda. Berlin ile Almanya’nın batısı arasındaki ulaşım bağlantılarında da önemli bir yere sahip. Halle ise Leipzig ile birlikte bölgenin en önemli şehirlerinden biri ve üniversite yapısı, ekonomik hareketliliği ve daha kozmopolit şehir hayatıyla kırsal Sachsen-Anhalt’tan ayrılıyor. Bu iki şehirde yabancı nüfus oranı da eyalet ortalamasının üzerinde. Buna rağmen AfD bu şehirlerde eyalet genelindeki %43,8’lik seviyeye ulaşamadı.

Magdeburg’da seçim bölgeleri arasında da ciddi farklar var. Bir bölgede AfD yaklaşık %39’a yaklaşırken başka bir bölgede %24 civarında kalıyor. Halle’de de benzer bir durum var; bazı bölgelerde AfD %40’ın üzerine çıkarken bazı bölgelerde %20’nin altında kalıyor. Bence burada asıl dikkat çekici nokta bu. Aynı şehir içerisinde bile insanların siyasi tercihleri bu kadar değişebiliyorsa, meseleyi sadece “göçmenler arttı ve insanlar AfD’ye oy verdi” şeklinde açıklamak mümkün değil. Özellikle üniversitelerin, genç nüfusun ve ekonomik hareketliliğin yoğun olduğu bölgelerde AfD’nin daha düşük oy alması ile kırsal bölgelerde çok daha yüksek sonuçlara ulaşması arasında ayrıca düşünülmesi gereken bir ilişki var. Bu yüzden Sachsen-Anhalt seçimlerini değerlendirirken sadece toplam oy oranına değil, oyun nereden geldiğine de bakmak gerekiyor.

Peki Almanya’daki Türkler açısından ne anlama geliyor?

Benim açımdan en önemli konu burası. Çünkü son günlerde seçim sonucundan dolayı Almanya’ya gelme planını sorgulayan insanlar olduğunu görüyorum. Şu anda bunun için bir sebep olduğunu düşünmüyorum. AfD’nin Sachsen-Anhalt’ta birinci çıkması önemli bir siyasi gelişme ama bu, Türkiye’den Almanya’ya çalışmak için gelmek isteyen insanların önündeki mevcut yolların kapandığı anlamına gelmiyor. Almanya’nın federal çalışma ve göç mevzuatı yürürlükte ve bugün bir başvuru yapmak isteyen kişi yine mevcut şartlara göre başvurusunu yapabilir.

Tabii ki Almanya’daki siyasi gelişmeleri takip etmek gerekiyor. AfD’nin yükselişi artık göz ardı edilebilecek bir durum değil ve önümüzdeki dönemde göç, vatandaşlık, entegrasyon ve yabancılarla ilgili tartışmaların daha da sertleşmesi mümkün. Fakat burada siyasi söylem ile yürürlükteki hukuku birbirinden ayırmak gerekiyor. Bir partinin seçimde yüksek oy alması başka bir şey, bu partinin tek başına hükümet kurabilmesi başka bir şey, hükümet kursa bile federal mevzuatı istediği gibi değiştirebilmesi ise tamamen başka bir şey.

O yüzden benim şu an için söyleyebileceğim şey oldukça basit: Panik yapmaya gerek yok ama gelişmeleri de görmezden gelmemek gerekiyor. AfD’nin Sachsen-Anhalt’taki sonucu Almanya siyaseti açısından ciddi bir gelişme. Bunu küçümsemek de doğru değil. Fakat “AfD %44 aldı, artık Türkler Almanya’ya gelemez” demek de şu an için doğru değil. Almanya’ya gelmeyi planlayan bir kişinin bugün yapması gereken şey hâlâ aynı: Kendi eğitimine, mesleğine ve durumuna göre hangi hukuki yolun kendisi için uygun olduğunu belirlemek ve sürecini mevcut mevzuata göre yürütmek.

Siyaset değişebilir, seçim sonuçları değişebilir, hükümetler değişebilir. Ama bunların hangisinin gerçekten sizin Almanya’daki hukuki durumunuzu değiştirdiğini birbirinden ayırmak gerekiyor. Bence şu anda yapılması gereken de tam olarak bu.

Yayın: 13 Eylül 2026Kaynaklar: Landtagswahl Sachsen-Anhalt 2026 (Wikipedia) · Landeswahlleiter Sachsen-Anhalt · Make it in GermanyBu yazı yazarın kişisel değerlendirmesini içerir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

SONRAKİ ADIM

Kendi Durumunuz İçin Doğru Yolu Birlikte Belirleyelim.

Eğitiminize, mesleğinize ve hedefinize göre hangi hukuki yolun uygun olduğunu ücretsiz ön görüşmede netleştirelim.

Randevu Talep Et
© 2026 GÖÇTÜRK Internationale Beratung · Rheingaustraße 25, 65201 Wiesbaden
GÖÇTÜRK bir hukuk bürosu değildir ve bireysel hukuki danışmanlık vermez; belge hazırlığı, süreç koordinasyonu ve organizasyon hizmeti sunar. Hukuki temsil veya ikamet hukuku danışmanlığı gerektiren konularda yetkili avukat ve danışmanlara yönlendirir.
Doğru İnsan. Doğru Süreç. Doğru Gelecek.