Berlin’de Başka Bir Almanya: Birinci Parti’nin Yüzü Bir Türk Ailesinin Kızı

BİLGİ MERKEZİ

Berlin’de Başka Bir Almanya: Birinci Parti’nin Yüzü Bir Türk Ailesinin Kızı

Geçen hafta AfD’nin bir eyalet seçiminde birinci çıkmasını konuşmuştuk. Bu akşam Berlin madalyonun öbür yüzünü gösterdi: ilk projeksiyonlara göre birinci parti Die Linke ve baş adayı, bir Türk ailesinin kızı, göç hukukçusu Elif Eralp.

Geçen hafta bu köşede AfD’nin bir eyalet seçiminde birinci çıkmasını konuşmuş, “göçmenler paniklemeli mi?” sorusuna sakin bir cevap vermeye çalışmıştım. Göç ve siyaset ekseni, zaten önümüzdeki hafta daha yakından değerlendirmeyi planladığımız bir konuydu; ama bu akşam Berlin, o değerlendirmeyi beklemeden meseleyi tam ortamıza koydu. Sandıktan bambaşka bir tablo çıktı: ilk projeksiyonlara göre Sol Parti (Die Linke), yaklaşık dörtte bir oyla (yüzde 24–26 bandında) Berlin tarihinde ilk kez birinci parti oldu; CDU belirgin bir farkla arkasında kaldı. Ama bugün asıl konuşmak istediğim şey rakam değil, o rakamın arkasındaki yüz.

Berlin Eyalet Seçimi: İlk Projeksiyon
Die Linke%26,0
CDU%20,0
Yeşiller%15,5
AfD%13,5
SPD%12,0
BSW%5,0
Kaynak: ZDF / Forschungsgruppe Wahlen, saat 18:00 projeksiyonu. Rakamlar seçim akşamının ilk tahminidir; kesin sonuçla değişebilir.

Die Linke’nin Berlin baş adayı Elif Eralp. 1981’de Münih’te doğmuş; annesi ve babası, 1980 darbesinin ardından Türkiye’den Almanya’ya sığınan sendikacı bir Türk ailesi. Eralp bir hukukçu ve uzmanlık alanı tam da bizim dünyamız: göç ve iltica hukuku. 2021’den beri Berlin eyalet meclisinde. Yani bu akşam Almanya’nın başkentinde birinci çıkan partinin önünde, bir Türk ailesinin kızı, bir göçmen çocuğu duruyor.

Elif Eralp, Die Linke’nin Berlin baş adayı. (Foto: seçim kampanyası / Die Linke)
Elif Eralp, Die Linke’nin Berlin baş adayı. (Foto: seçim kampanyası / Die Linke)

Burada iki şeyi birbirine karıştırmamak lazım, tıpkı AfD yazısında da değindiğim gibi. Birinci parti olmak tek başına yönetmek anlamına gelmiyor; Berlin’de partiler başa baş ve hükümet ancak koalisyonla kurulur. Yani Eralp’in doğrudan başbakanlık koltuğuna (Regierender Bürgermeister) oturması garanti değil, koalisyon matematiğine bağlı. Ama şu da bir gerçek: koalisyon görüşmeleri büyük olasılıkla birinci partinin, yani Elif Eralp’in etrafında yürüyecek; masayı kuran, ortak arayan ve pazarlığı yöneten taraf büyük ihtimalle o olacak. İlk projeksiyonlara göre sol bir koalisyon (Die Linke–Yeşiller–SPD) 130 sandalyeli mecliste 76 civarı sandalyeye ulaşıyor; yani aritmetik de bu ihtimali destekliyor. Almanya’nın hem en önemli kenti hem de bir eyaleti olan Berlin’in başbakanlığının, göçmen bir ailenin kızının adıyla birlikte anılıyor olması bile başlı başına tarihsel bir sahne.

Peki bu bize ne söylüyor? Bence şunu: Almanya tek bir manşetten ibaret değil. Aynı ülke, bir yandan göç politikasında sertleşen tartışmalara sahne oluyor; ama aynı ülkede, Türkiye’den gelen bir ailenin kızı koca bir başkentin başbakanlığına aday olabiliyor. Asıl mesele de tam bu: bir göçmen çocuğunun Almanya’nın başkentinde en tepeye oynayabilmesi, bu ihtimalin bu ülkede gerçekten var olması. “Almanya göçmenlere kapanıyor” cümlesi kulağa ne kadar yüksek gelirse gelsin, bu ülkenin bir göçmene başkentin kapılarını dahi açabildiği gerçeğinin üzerinden atlıyor.

Bunu bir parti propagandası gibi de okumayın; mesele Die Linke ya da başka bir parti değil. Mesele şu: bir ülke, göç kökenli birini en üst düzey siyasi sorumluluğa layık görebiliyorsa, orada göçmen olmak “ikinci sınıf” bir konum değildir. Almanya’da doktoru, mühendisi, hâkimi, milletvekili göç kökenli olan on binlerce insan zaten var; bu akşamki tablo, o gerçeğin en görünür ve en sembolik hali. Bir başkentin yönetimi bile bir göçmenin çocuğuyla anılabiliyorsa, sizin mesleğinizle ve emeğinizle o toplumda yer bulmanız çok daha somut bir ihtimal demektir.

Almanya’ya gelmeyi düşünen biri için buradan çıkan ders bir partiyi ya da bir adayı desteklemek değil. Çıkan ders şu: kendi geleceğinizi manşetlerin değil, kendi durumunuzun belirlediğini hatırlamak. Nitelikli çalışma göçünün kapıları açık; toplum ise bu akşam sandığın da gösterdiği gibi çok katmanlı ve göçmenlerin görünür olduğu bir yer. Bugünü “endişe” penceresinden değil, gerçekçi bir umut penceresinden okumak mümkün. Sonuçlar kesinleşince tabloyu yeniden değerlendiririz; ama bu akşam Berlin, birçoklarının beklediğinden farklı bir şey söyledi.

Yayın: 20 Eylül 2026 · İlk projeksiyonlarKaynaklar: Tagesspiegel · Elif Eralp (Wikipedia) · DW TürkçeRakamlar seçim akşamının ilk projeksiyonlarına dayanır; kesin sonuçla değişebilir. Bu yazı yazarın kişisel değerlendirmesini içerir.

SONRAKİ ADIM

Kendi Yolunuzu Manşetlere Göre Değil, Durumunuza Göre Çizin.

Almanya’daki fırsatları kendi mesleğinize ve hedefinize göre ücretsiz ön görüşmede değerlendirelim.

Randevu Talep Et
© 2026 GÖÇTÜRK Internationale Beratung · Rheingaustraße 25, 65201 Wiesbaden
GÖÇTÜRK bir hukuk bürosu değildir ve bireysel hukuki danışmanlık vermez; belge hazırlığı, süreç koordinasyonu ve organizasyon hizmeti sunar. Hukuki temsil veya ikamet hukuku danışmanlığı gerektiren konularda yetkili avukat ve danışmanlara yönlendirir.
Doğru İnsan. Doğru Süreç. Doğru Gelecek.